Outlast: Whistleblower (İnceleme) (PC)

Yazan: Ceyda Doğan Karaş Ekleme Tarihi: . Eklenen KategoriMerlin'in Kazanı, Oyun İnceleme

Korkmak? Evet ben fazla korkak bir insanım. Bir DLC’nin hikaye anlamında geri planda kalmasını beklerken, yüzüme bir tokat gibi yediğim son dakikalar, resmen “asıl oyunu bir daha oynamalıyım” cümlesini tekrarlattı. Üzerime atyalan o delileri her hatırladığımda tüylerim diken diken oluyor ve istemsiz bir şekilde evde yürürken duyduğum “çıt” sesi beni germeye yetiyor. Outlast: Whistleblower’ın en etkileyici yanı, oyunun kendisinden daha fazla aksiyona sahip olması ve ayrıca hikayenin aslı. İnsanı geren müziklerinden bahsetmiyorum bile. Arada tam nefes alayım şu köşede diye düşünürken, delinin biri “aaa taze et!” diye bir atılıyor ve doğal olarak aklınızı bir köşede kaçarken buluyorsunuz. Üzerinizde deneyler yapılıyor, halisülasyonlar görüyorsunuz ve kimi zaman işkence edenin kendisi olmaya zorlanıyorsunuz çünkü bu sefer siz Waylon Park’sınız. Miles Upsshur’a akıl hastanesine gizemli olayların araştırmasını isteyen ve ona bir mail ile ulaşan kişisiniz. Doğal olarak Miles’ten daha fazlasını görmüş ve o delilerin arasında deneyim kazanmış bir insansınız…

Outlast’ten miras kalan şu kamera deneyimi, yine başımızın çaresine bakmamızı sağlıyor. Aman dikkat edin, zira piliniz biterse karanlık köşelerde birileri mutlaka sizi avlar, hatta size işkence bile yapar. Aslında oyunun belki de en etkileyici kısmı bu. FPS türünün, korku öğeleriyle harmanlanması; oyunu bambaşka noktalara götürebiliyor. Tamam, bazı noktalarda DLC’yi fazla övdüğümü düşünebilirsiniz ve haklısınız da. Ben isterdim ki oynanış dinamikleri ilk oyundan biraz daha farklı olsun. Evet, oyuncuya yaşattığı ani çıkışlar, insanı gerçekten etkileyebiliyor ancak insan biraz daha farklı bir şeyler eklemeden edemiyor. Outlast: Whistleblower ile ilgili küçük yaştaki oyuncularımızı uyarmakta fayda var. Her ne kadar korku öğelerinden hoşlansanız bile, göreceğiniz sahneler sizi gerçekten etkileyebilir. Eğer korkak bir insansanız ve ani çıkışlara karşı dayanıksızsanız, oyunun kendisi gibi Outlast: Whistleblower’dan uzak durun. Bu DLC ilk oyuna nazaran daha fazla şiddet ve cinsellik içeriyor. Zira ilk oyuna göre, daha iğrendirici ve daha korkunç dakikaların beyninize işleneceğinden eminim. Söz konusu korku olduğu zaman, meraklılarının kalbinin kıpı kıpır olduğunun farkındayım.

1
Korku severler için oldukça eğlenceli bir oyun olsa bile, insanı bir türlü rahat bırakmayan o gerilim dolu dakikalar, herkesin kaldırabileceği türden değil. Kısacası herkese hitap etmeyen bir tür olan Outlast: Whistleblower, Outlast’in kendisi kadar korkunç. Bu sefer daha rahatsız edici ve daha başarılı bir hikayeye tanık olacaksınız. Korku türünü seviyorsanız, bir DLC’ye göre oyunun ne kadar başarılı olduğunu göreceksibiz. Tabii ki herkes mükemmel değildir ve Outlast: Whistleblower’ın da kendinde eksileri mevcut. Gönül isterdi ki tekrarlanacak kaçış sahnelerini yaşamayalım veya dinamikler biraz daha farklı olsun ancak ben yine de oyuna 100 üzerinden 83 puan vermeyi uygun gördüm. Keyifli korkmalar!

İnceleme Puanı
Grafik: 80
Müzik/Ses: 85
Atmosfer/Hikaye: 85
Oynanabilirlik: 83


Artılar: Ana oyuna kıyasla daha başarılı korku unsurları ve hikaye anlatımı. Bir DLC olarak düşündüğümüzde tatmin edici oynanış süresi. Etkileyici ani çıkışlar.

Eksiler: Oynanış mekaniklerinde herhangi bir değişimin olmaması. Herkese hitap etmeyen bir konusu ve türü olması. Kendini tekrarlayan korku öğeleri.  

Etiketler:, , , ,

Geri Bildirim gönder...

Ceyda Doğan Karaş

1986 Safranbolu doğumlu. 2008 yılından beri cosplay sektörüyle ilgileniyor. Asıl mesleği; Proje Yöneticiliği, editörlük ve sunuculuktur. Oyun editörlüğünü yaklaşık 2010 yılından beri yapmakta. 2012 yılından beri Merlin’in Kazanı’nda, bu üç meslekle uğraşıyor.

Yorum Yaz